Çarşamba, Temmuz 27

Küpeler

Nilüfer yengemle annem yarış halindeler. Bakalım sıra ne zaman bana gelecek:))

İncili takım

Annemin takı çalışmalarından bana sıra gelmiyor:) Ama olsun, bir uğraşısı olması, bir şeyler üretmekten zevk duyması çok güzel bence.

Salı, Temmuz 26

Annemden

Annemden bir örnek daha.
3 numara şişle teli haraşo örerek yapılıyor.
Ben de aynı mantıkla metal kullanarak bir bileklik ördüm. Fotoğrafını çekince buraya koyarım.
Sevgiler...

Pazar, Temmuz 24

Haftasonu Kilyos

















Merhaba,

Bir İzmirli olarak deniz hasreti basınca biz de Kilyos'un yanıbaşındaki Demirciköy'de hizmet veren Dalia'da aldık soluğu bu cumartesi. Çok hoş bir yer. Çok geniş bir alana kurulu olduğu için kalabalık bile olsa rahatsızlık vermiyor. Ama tabi öğleden sonra deniz sabahki duruluğunda değildi. İsterseniz çimenlerde minderlere, isterseniz plajda şezlonglara oturabiliyorsunuz. Biz çimenlerde ön sırada kocaman minderlerimize uzandık gün boyu. Gazetemizi okuduk, kitabımızı okuduk, bir şeyler atıştırdık, denize girdik, birara uyumuşuz bile. Sürekli müzik yayını olmaması bence bir avantajdı. Kuşların ve denizin sesini dinlemek bana daha çok huzur veriyor açıkçası.
(Biraz fazla yanmamın dışında her şey çok güzeldi:))

Cuma, Temmuz 22

Buzdolabı bakımı

Bugün TRT'de bir programda besinlerin doğru bir şekilde saklanması ve buzdolabı bakımından bahsedildi. Buzdolaplarını kesinlikle deterjanlı suyla temizlememek gerekiyormuş. Sirkeli ılık bir suyla ayda bir silinmeliymiş. Ve eğer kokudan şikayetçiyseniz ufak bir kaseye koyduğunuz sütü 2-3 gün bekletmeniz yeterliymiş.
Derin dondurucuda mevsim sebzelerini bir sonraki mevsimde yemek üzere dondurmak çok revaçta günümüzde. Ama büyük, taneli olmayan sebzeler(patlıcan gibi) dondurulamazmış. Bezelye gibi küçük taneli sebzeler dondurulmak için ideal o halde. Sağlıklı günler herkese..

Bileklik


Havayı biraz dağıtayım dedim. Fazla hüzünlü oldu galiba:) İşte lastik misinayla anneme yaptığım bileklik.

Hatıralar

"Acılar karartmışşa bile günlerin duvağını,
Düşürmüşse de ilk yazın tomurcuklarını fırtınalar,
Hayat kendini yeniden yaratan bir bahardır.
Verecektir en olgun meyvelerini mutlaka.
yeter ki hüzünler sarartmasın yüzünü."

Üniversitede bir arkadaşım, Kamer, ne zaman canım sıkılsa bu şiiri okurdu bana. Şiir kime ait bilmiyorum, kamer nerelerde ne yapıyor bilmiyorum...Aklıma geliverdi işte o günler...Onca şeyi paylaştıktan sonra neden birbirini unutuyor insanlar acaba. Yoksa zaten hiç kıymeti yok muydu arkadaşlığımızın.
Liseden hala görüştüğüm arkadaşlarım var neyse ki. Aylarca görüşemesek, konuşamasak da biraraya geldiğimiz anda kaldığımız yerden devam edebiliyoruz. N'apalım buna da şükür:)) Ben yine de beni unutanların, İstanbula yerleşince hayatlarından silip atanların hepsine mutluluklar ve güzel dostluklar diliyorum. İzmir'e selamlar...

Uzaydan dünyamız, ülkemiz, şehrimiz....

Uzaydan yaşadığınız sokağa kadar inmek ister misiniz?
www.earth.google.com
Bu adrese girin ve "get google earth" ü tıklayın. Bir exe. dosyası yüklemeniz gerekiyor bilgisayarınıza. Sonra da uzaydan dünyaya yolculuğunuza başlayabilirsiniz. İstanbul'un boğaza yakın kısımlarına sokak sokak bile inebiliyorsunuz. Biz bizim evi bulduk bakalım siz neler bulacaksınız.

Perşembe, Temmuz 21

Selülite çözüm

Dr. M. Ender Saraç'ın "Doğanın Şifalı Eli" adlı kitabında selülit için özel bir masaj yağı tarifi var. 1-2 ay içinde çözüm getiren ucuz bir yol olarak sunulmuş. Sizlere paylaşmak istedim.

1/2 tatlı kaşığı susamyağı
1/2 kahve kaşığı portakal yağı
4-5 damla biberiye yağı
10 damla kekik yağı

Hepsi bir kapta karıştırılacak ve çok az ısıtılacak. Vücut ısısına yakın olması yeterli. Daha sonra ellerle selülitli olan bölgeye yedirilecek mümkünse ham ipek keseyle veya kabak lifi gibi bir keseyle sertçe,cildi kızartana kadar masaj yapılacak. Bu masajı en az 10-15 dk. yapmak gerekiyormuş. Sonra da bu yağladığınız bölgeyi mutfak streçiyle sarıp 20 dk.egzersiz yaparsanız daha iyi olurmuş.
Son olarak banyoda ovalayarak yıkanacak. Zamanınız varsa günde 2 kez yapmak en iyisiymiş. Deneyen olursa haber versin, olur mu?
Sevgilerimle....

Çarşamba, Temmuz 20

Nilüferden bir tepsi

Nilüfer yengemin ahşap boyama çalışmalarından bir örnek daha.

Annemden

Annem ben görmeyeli baya bir takı yapmış. Sizlerle paylaşacağımı duyunca çok heyecanlandı. Bu bileklikle başlamak istedim. Kelebekler çok hoşuma gitti. Özellikle de küpelerde:))

Nilüfer yengemin sehpaları










Nilüfer yengemden iki sehpa örneği. 2 yaşındaki oğluşunun peşinde koşturmaktan şimdilerde hiç bir şeye elini süremiyor ama aklında yeni projeler var belli. Biriktiriyor şimdilik...Öptüm sizi:)

Nostalji


Benim biraz eskiye antikaya tutkum vardır. Satın alması çok zor yüksek maliyetlerden dolayı ama evimizdekilere sahip çıkıyorum en azından. Orada burada görünce de durup bir bakmadan geçemiyorum. Bu dikiş makinesini de Kızlarağası Hanındaki bir terzinin atölyesinin önünde gördüm. Şu eski Singer'in başına kimler oturmuş, neler dikilmiş, kimler sevinmiş, kimler üzülmüş dikilenlerle....diye düşündüm.

Kitap önerisi



"Erkekler Neden Evlenir"'den sonra "Kadınlar neden Evlenir"'i de herkese tavsiye ediyorum. Daha önce de bahsettiğim gibi bu kitaplarda İlkim Öz'ün kendi tabiriyle "danışanları" ile yaptığı terapi seansları var. O kadar farklı hayatlara şahit oldum ki ... tüylerim ürpererek okudum kimi bölümleri.
Çok önemli bir gerçeğin bir kez daha farkına vardım. O da çocuk yetiştirmenin ne kadar özen isteyen bir iş olduğu. Çünkü okursanız sizin de göreceğiniz gibi bugünkü bizi şekillendiren en önemli evre çocukluğumuz.

Annemden kuğulu testi













Annem seneler önce elişi kurslarına giderdi. Çiçek kursu da bunlardan biriydi. Ama yapılan onca şey zamanla orada burada dağıldı gitti. Kocaman güllü tabloları hatırlıyorum mesela. Muhteşemdi. Ama geriye fazla bir şey kalmamış bakın bu testiyi kurtarmışız. İlk fırsatta el koyacağım.

Kızlarağası Hanından...



Quartz Galeria'da doğal taşlar ve bu taşlardan takılar var.


















El yapımı kilimler üst kattaPAZIRIK'ta









Kızlarağası Hanı


Kızlarağası Hanı 1744 yılında Hacı Beşir Ağa tarafından yaptırılarak hizmete sokulmuştur. Osmanlı mimarisinin günümüze gelen, İzmir'deki nadir eserlerinden olan han, diğer Osmanlı Hanları gibi çarşılı ve avlulu hanlar düzenindedir. Kızlar Ağası Hanı 4000m2'ye yakın dikdörtgen planlı, avluya bakan kısımları iki katlı, bedestenleri tek katlı yaklaşık 500m2'lik avlusu olan görkemli bir yapıdır.Üst katta galeriye açılan odalarda yatmak isteyenler konaklar, zemin katta ise üst kısmın sade yaşamının tam tersi görülürdü. Yükleriyle develer, tüccarlar ile hizmetkarların kalabileceği odalar, malların boşaltıldığı ve pazarlandığı dükkanlar ile pazarlık yapan insanlar bulunurdu. Han, limana yakın olması, sebebiyle, her zaman canlı kalmıştır
1988-1993 yılları arasında restore edilerek günümüzde turistik bir çarşı olarak hizmete giren Kızlarağası Hanında çok çeşitli el sanatları, her türlü hediyelik eşya, halı, kilim, gümüş takı, giyim eşyası, nargile ve malzemeleri, deri kıyafetler ve çarpıcı hediyelik eşyalar satışı yapan dükkânlar ile mistik havayı soluyarak çayınızı içebileceğiniz bir çayevi bulunmaktadır. Kızlarağası Hanı dün ile bugünü birlikte yaşanacak, İzmir'in tek tarihi hanıdır. (http://www.izmirturizm.gov.tr)

Yeniden merhabaaaa....


1901 yılında Sultan Abdülhamid'in tahta çıkışının 25.yıldönümü nedeniyle (Kule 25 metre yüksekliğindedir) ve padişahın emri üzerine, Sadrazam Küçük Sait Paşa tarafından yaptırılmıştır. Kulenin saati Alman İmparatoru II.Wilhelm tarafından armağan edilmiştir. İzmir'in sembolü olarak kabul edilen Saat Kulesinin altında bulunan odanın dört köşesinde çeşmeler bulunmaktadır.

Eveeeetttt doğru tahmin ettiniz, 1 haftalığına izmir'e kaçtım. Gecen hafta aniden karar verdim
gitmeye . Böyle sessiz sedasız yokoluşum ondan. Kimselere haber vermedim diye üzüldüm soradan. O kadar alışmışım ki sizlere:))
Baya bir gezdim İzmirimi, ama bitiremedim gitmek istediğim yerleri görmek istediğim insanları. Tabi bir yandan da annemle ve yegenimle takı, fimo, örgü vs. uğraşılarımız da olunca zaman yine bir çok şeye yetmeden geçiverdi. Baya dolu dolu döndüm İzmir'den. Sizlerle paylaşmak için sabırsızlanıyorum.

Çarşamba, Temmuz 13

Tesadüfen küpe

Pembe bir bluzum vardı acaba buna uygun nasıl bir küpe yapsam diye düşünürkeeeeen, işte bu çıkıverdi.

Salı, Temmuz 12

Oklavayla örgü nasıl yapılır

Geçen hafta Derya Baykal'ın programında konuk ettiği bayan oklavayla örgünün nsıl yapıldığını anlatmıştı. Ben de hep bu yolla örülen çantaları görür beğenirdim. sadece çanta değil her şey örülebiliyor, çok da yumuşak oluyor. Programı izleyemeyenler, örgünün yapılışını bilmeyenler ya da unutanlar için kısaca bir anlatayım dedim.













Örmek istediğiniz şeyin enine göre zincir çekiyorsunuz. (programda 6'şar 6'şar yapmıştı o bayan, ben de öyle denedim)













Zincirin sonuna gelince tığdaki ilmeği oklavadan geçiriyorsunuz. Ve zincirdeki bütün deliklere batıp ördüğünüz ilmeği uzatıyor oklavaya geçiriyorsunuz.













Resimdeki gibi oklavanız ilmeklerle sarılı olacak. Sonra bir seferde hepsini cıkarıyorsunuz.













Oklavadan çıkardığınız ilmeklerden 6 tanesini tığa alıp 6 sık iğne yapıyorsunuz. Yine diğer ilmekleri de 6'şar 6'şar alıp aynı işlemi yapıyorsunuz.













Resimde gördüğünüz gibi olacak sık iğneyle ördüğünüzde.













En sona geldiğinizde bu sefer ördüğünüz sık iğnelere batıp ilmek alıyorsunuz ve oklayaya geçiriyorsunuz uzatarak.













Bitince yine oklavadan çekiyorsunuz, ve 6 tane alıp sık iğne yapıyorsunuz.

Benim yaptığım örnek de 2 renkli bakalım bitince nasıl bir çanta olacak:))

Kolay gelsin...

Pazartesi, Temmuz 11

Deri bileklik yapımı

Gerekli malzemeler: Deri kapama, 2 farklı tonda deri (altta kalan farketmez ama örülecek olan deri yumuşak olmalı ki sıkıştırdıkça çatlamasın) Derilerden birini bilekliğinizin olmasını istediğiniz boya göre 4 eşit parçaya ayırın. Üstten örülecek deriyi de biraz daha uzunca iki parçaya ayırın.







6 adet derinin hepsinin uçlarını deri kapamanın içine koyup sıkıştırın. Artık örmeye başlayabiliriz.






Soldaki deriyi diğer 4 parça kısa derinin üzerinde tutun. Ama sağdaki diğer uzun parçanın soldakinin üzerinde kalmasına dikkat edin.








Sağdaki deriyi soldakinin altından
sol tarafa verin ve soldaki boşluğun içinden (alttan) geçirip sıkıştırın.




ikinci sırada bu sefer sağdaki deriyi 4 kısa parçanın üzerine getirin. Soldakini sağdakinin altından çıkarın. Her işlemde sıkıştırıp şekil verin. Yani her seferinde farklı taraftaki ipi sabit tutup diğerini örün. istenirse boncuklar da eklenebilir derilere. En sonunda yine deri kapamayla bütün uçları kapatın:)))

Cuma, Temmuz 8

Çanta süsleme




Bu çantaya ne yapsam da havası değişse acaba??
İçi astarlı olduğu için boncuk dikilemez herhalde. Ama belki hasırın aralarından geçirerek dikilebilir.
Bir fikriniz olursa ve paylaşırsanız çoooooooooooooook sevinirim.

Bileklik



Metal, kum boncuk, deri kapama ve mumlu ip kullanarak yaptıgım bileklik.
Eski görüntüsü malzeme kalitesinden değil 2 yıldır sürekli kullanmamdan kaynaklanıyor:))
Farklı renkte kum boncuklarla farklı kıyafetlere uygun bileklikler yapılabilir.

Salı, Temmuz 5

Kolye

Küpeler




Ajur desen renkli şal


Daha önce de bahsettiğim gibi bir arttırıp bir keserek örülen bu tür şalları çok seviyorum. Hem kolay örülüyor hem de güzel duruyor. İpim kendini salacak türden olduğu için 36 ilmekle başladım. 7 numara şiş kullandım. Şişlerim de çimen yeşili olduğu için iyice hoşuma gitti bu şalı örmek.H ep şal diyorum ama resimde biraz daha farklı da kullanılabileceğini göstermek istedim.

Pazartesi, Temmuz 4

Makrome


Örmesi çok kolay bir bileklik. Deri kullandım ve uçlarını da deri kapamayla kapattım.

Tepsi örtüsü

Eşimin yengesi hediye etmişti bana bu tepsi örtüsünü. Örnek güzel ama o kadar ustaca örmüş ki anlatamam. teşekkür ederim ona buradan.

Kitap önerisi


Psikolog İlkim Öz'ün Alfa yayınlarından çıkan kitabı "Erkekler Neden Evlenir?" 6 erkeğin terapi öykülerini içeriyor. Okumanızı tavsiye ederim. Ben sizin için bir kaç alıntı yaptım:

“Kendimizle ilişkimizde kabullenmediğimiz her duygumuzu içimizde daha da büyütürüz. Niye? Çünkü kabullenmediğimiz sürece çözüm üretemeyiz. Eğer korkuların varsa ve sen korkularını kabullenmiyorsan onları daha da büyütürsün, çözüm üretemezsin. Ne zaman ki korkularının varlığını kabul edersin, o zaman çözüm yollarını ararsın……..” (syf.69)

“ …hayat ya öyle olursa, ya şöyle olursalar ile asla yaşanmaz. Hayatı ya olursa ile yaşamak korkak yaşamaktır. Korkak yaşamaksa hayatı dolu dolu yaşamamaktır. Cesur olacaksın, deneyeceksin ve sonuçları yaşayacaksın. Ancak bu şekilde kendi yaşamınla ilgili doğrulara ulaşır ve emin olursun.” (syf. 90)

“Hayatımızda iki türlü gerçek var. Değiştirebileceğimiz ve değiştiremeyeceğimiz gerçekler bunlar. Değiştirebileceklerimiz için uğraş verir ve istediğimiz sonuca ulaşırız. Değiştiremeyeceklerimiz içinse yapmamız gereken, kendimizi hırpalamamız değil, o gerçekle yaşamayı öğrenmemizdir.” (syf.130)

“Aslında herkesin penceresinin ardı boş. Her birimiz o boşluğu kendi bakışaçımızla dolduruyoruz Her birimiz pencerenin ardına farklı resimler yapıyoruz. Ve her birimiz kendi yaptığımız resmin içine her sabah uyanıyor, resmi yeniden ve yeniden yapıyoruz. İster canlı renklerle, ister gri ve siyah tonlarında. Ama her gün yeniden ve yeniden.” (syf.133)

“Oysa sevgi tüm ruhsal sıkıntıların tek ilacı. Sevgi en iyi yapıştırıcı, en güçlü birleştirici. Elimizi sevgiyle uzattığımız zaman duygusal kazancımız çok büyük olur. Çocuğumuza, eşimize, anne-babalarımıza, dostlarımıza sevgi ile sarıldığımız zaman ruhumuz coşkulu ve dingindir.
Birbirinize sevgiyle sarılmaktan kaygılanmayın, sarılın sarılın ömrünüz uzar. Ruhu bunaltan ve ömrü kısaltan sevgisizliktir.” (syf.38)

Cuma, Temmuz 1

İstanbul

Müzeler,camiler, meydanlar, parklar, tarihi caddeler hepsi panoramik 360 derece dönerek izleniyor.
İstanbul severlere duyurulur:)
http://istanbul.potomya.net

Yeğenimden


15 yaşındaki yeğenim de görmeyeli takı işine iyice merak sarmış. Bunlar da bana hediyeleri.Bestecim öptüm seni:))) afferin sana:)

Plajın en şıkı


Geçen yıl pazardan aldığım tülbent bezinden çok amaçlı kullanılabilen şalı bu yaz çok sade buldum.
Takı kutumda uzun zamandır bekleyen pembeli mavili balık boncuklar geldi aklıma. Aralara da kum boncuklar koyarak renklendirdim pareomu. Bu yaz plajların en şıkı olmaya adayım:)))