Pazartesi, Ağustos 1

MEME : THE COOK NEXT DOOR

İlk mutfak maceran neydi, neler hatırlıyorsun?
Annemim yaptığı keklerin kabını sıyırmak beni mutfağa alıştıran yegane neden galiba.
İlkokulda annem beni cırak olarak kullanırdı:) Maydonoz, pirinç ayıklamak, çorba karıştırmak, sofrayı kurup kaldırmak... Mutfagın patronu annem oldugu icin uzun yıllar pek aram olmadı mutfakla. Ama kurabiye ve tatlı söz konusu olduğunda çıraklıktan kalfalığa terfi ederdim:)
Bunu dışında aklıma ilk geleni anlatayım: Sanırım 13 yaşımdaydım. Canım patates kızartması çekti. Evde de kimse yok, mutfak benim yani:) Hata da yapmamak lazım ki ev halkı aferin sana desin. Ama zeytinyağı ile kızartınca beklediğim lezzeti alamayıp kimse eve dönmeden yiyip bitirdim patatesleri. Aferini aldım mı, hatırlamıyorum.

Yemek yapma stilini en çok etkileyen kimdi?
Evlenene kadar hamur işleri dışında bir şey yapmazdım pek. Tabi evlenince iş başa düştü. Annemi çok iyi gözlemlemiş olmalıyım ki hiç bir yemeği yaparken zorluk yaşamadım. Anneannemden de baya şey öğrenmişim. Kayınvalidemin pratikliğini de unutmamak lazım. Bu üç annenin kombinasyonu olmaya çalışıyorum:)
İlk evlendiğim yıl Pınar Altuğ’un yemek programını da takip ederdim hep.Her akşam yeni şeyler pişirirdim.

Yemeğe ve yemek dünyasına olan ilgini kanıtlayan bir resmin var mi? Bize göstermek ister misin?
Aldığım kilolar en iyi kanıt ama sanırım hoş bir fotoğraf olmaz:)

Mutfakta kendisine karşı fobin olan bir şey var mı? Yaparken seni/avuçlarını terleten bir yemek mesela?
Her türlü et, sakatat, sebze, mevye...her şeyi kullanabilirim. Yalnız işkembe temizleyemem
Bunu anneannem yapardı işte eskiden, Kurban bayramlarında. Hayatımda böyle zor bir şey görmedim.

Mutfakta hangi yardımcını vazgeçilmez buluyorsun? Alıp da çok gereksiz bulduğun nedir mutfakta?
Kesme doğrama tahtam olmadan olmaz. Teflon tavalarımsız da olmaz. Gereksiz bir şey almam.

Bir kaç garip belki de komik yemek çeşidi söyle, senin çok sevdiğin ama senden başka kimsenin sevmeyeceğini düşündügün bir yemek.
Annem de kayınvalidem de kalan yemekleri hiç atmaz değerlendirirler. Ama yeni bir şey çıkarırlar ortaya. Bazen çok komik şeyler çıkabiliyor. Mesela 2 gün sofraya gelip kalkan gelip kalkan bir kurufasulye vardı. Kayınvalidem bir sonraki gün yaptığı tarhana çorbasının içine koymuş fasulyeyi. Eşim hemen farketti tabi, kaçmaz. “Ne garip şey bu fasulye mi tarhana mı” diye söylendi ama yedi sonunda. Fasulye de çöp olmaktan kurtuldu.

Bana çok komik gelen başka bir şey var. Lüks restoranlarda upuzun yemek adları görürsünüz. Ismarlarsınız. Sonra bir de bakarsınız ki bu sizin bildiğiniz hep yaptığınız yemeklerden biri yahu:)

Hangi 3 malzemeden veya yemekten vazgeçemezsin?
Patates, domates, yoğurt
Yemek olarak da makarna, tavuklu veya zeytinyağlı herhangi bir yemek

Üç kısa soru daha. En çok sevdiğin dondurma çeşidi...

Karadut, limon ikilisi mmmmmmmmmmmmm..............mmmmmmmm
Ya da kakao, karamel, sade üçlüsü mmmmmmm................mmmmmmmmm

Asla yemeyi düşünmediğin şey...
Ben her şeyi yerim vallaha. Ama bizim kültürümüze özgü olanları. Uzak doğuda ne eti yerler bilirsiniz mesela. Ayyy asla yemem.

Özel bir yemeğin/ spesiyalin var mı?
İlk evlendiğim yıllarda hünkar beğendi yapardım. Yiyenler de beğenirdi.
Kek, kurabiye ustasıydım bir zamanlar.
Ama yavaş yavaş mutfağa ayırdığım zamanı iş güç çalmaya başladı
Misafirlere de genelde balık ve salata hazırlarız eşimle. Balığa bayılırız.

Seni sobeleyen ebeleyen aşçı:
Berrin

Sobelediğin Ebelediğin 3 aşçı:
Tanıdığım Burcuların en marifetlisi ve çalışkanı : Burcu
Takı tasarımları kadar yemek tasarımları da olabileceğini düşündüğüm:Nilüfer
Henüz yeni tanıştığım, bana güzel yorumlar yazan: Akçahan
sobelenmiş bile,
kimi yakalasam diye gezinirken Fethiye'yi gördüm. Başka kim sobeledi bilmiyorum ama Acemice
ben de seni sobelediiiimmm. Sobeee sobeee

8 Comments:

At 10:32 ÖÖ, Anonymous berrin said...

Emel öncelikle çoook teşekkür ederim cevaplandırdığın için. Maceralarını okumak güzeldi :) Tarhana çorbasının içindeki kurufasülyeleri hiç unutmam artık :)) Sevgiler,
Berrin

 
At 11:30 ÖÖ, Blogger Emel said...

Rica ederim Berrin. Ben de zincire katılmaktan mutluyum.Asıl ben tesekkur ederim. sevgilerimle...

 
At 2:28 ÖS, Blogger tuhfe said...

İyi fikir kurufasulyeli tarhana. Uzakdoğu'da yenen etler konusunda hemfikirim. Mutfakta da usta olduğun anlaşılıyor. Hikayeni severek okudum.

(very Nice güzelliklerde buluşmak dileğiyle :)

 
At 8:28 ÖS, Anonymous munev said...

Ellerine sağlık Emelciğim mutfak maceralarını zevkle okudum.kayınvaldenın değerlendirmesi çok güzeldi.Türk kadının özelliği bu herhalde israfı sevmeyiz.sevgiyle kal..

 
At 9:21 ÖÖ, Blogger akçahan said...

Emelciğim gerçekten çok keyifliydi mutfak maceranı okumak.Ama iplerin birbirine karışması doğal sonucu sobe oyununu iyice zevkli hale getirdi.Seni hem Emel, hem Çiğdem sobelemiş oldu.Ben de maceramı geçtiğimiz hafta yazmıştım.Düşündüğün ve güzel sözlerin için çok teşekkürler,sevgiyle kal.

 
At 9:27 ÖÖ, Blogger akçahan said...

Karışıklık tam hız gidiyor.Hem incikboncuk hem Berrin olacak doğrusu.

 
At 2:19 ÖS, Blogger manolya said...

Hikayeni ben de zevkle okudum. Benim yengem de bir degerlendirme ustasidir. Birlikte oldugumuzda yedigimiz yemege bakarak ertesi günün menüsünü tahmin etmeye çalisirdi agbim:"Bugün pilav yedik demek ki yarin pirinçli bir çorba içecegiz". Eskiler bir baska...
Sevgiler

 
At 8:34 ÖS, Blogger Emel said...

Pirinç çorbasını bilmez miyim. Annem de mutlaka yediridi bize kalan pilavı:))

 

Yorum Gönder

<< Home